Geçenlerde okuduğum yazılardan etkilenerek kendi penceremden aşağıdaki yazıyı yazmak istedim

Her insan kendi penceresinden göründüğü gibi görür hayatı, başkasının doğrusu diğerinin yanlışı olabilir veya tam tersi,

Zevkler de aynı değilmidir ?

Bakış açımızı ve algımızı etkileyen pek çok faktör vardır. Bunlar önceliklerimiz, önyargılarımız, aldığımızı eğitim, aile, ideolojiler, kültür ve değer yargılarımız gibi,

Yaşanılan bir olayda kişinin içerisinde bulunduğu sosyal statüden dolayı da farklılık gösterebilir. Örneğin; öğretmen – öğrenci, dindar – ateist, işçi – patron ilişkisi gibi. Her biri kendi düşünceleri doğrultusunda aynı konuyu farklı algılayacaktır.

Kişilerin farklı bakış açılarının olmasına sebep olan diğer bir etken de çıkarlarımızdır. Örnek olarak  A partisi yanlısı ve o parti yanlılarından fayda sağlayan bir kişinin o partinin icraatları hakkındaki düşünceleri ile o parti karşıtı olan ve karşıtı olan partiden menfaatlenen kişinin algıladıkları çok farklı olacaktır. Çünkü kendi çıkarları doğrultusunda bakış açıları da etkilenmiştir.

Bakış açımızı etkileyen en önemli etkenlerin başında önyargılarımız gelmektedir. İnternette bu konu ile ilgili bazı yazıları okurken bir paragraf dikkatimi çekti ve bunu şu şekilde paylaşabilirim. Nasıl ki küçük bir bebek yılandan korkmazken yılan hakkında herhangi bir yargısı yokken ailesinin tepkilerini izliyor ve korkması gerektiğini öğreniyorsa, her birey içinde yaşadığı çevre tarafından yıllar geçtikçe nelerden korkması gerektiği, nelerin iyi nelerin kötü olduğu konusunda önyargılar ile dolar.

Örneğin A ideolojisine sahip anne babadan A ideolojisine sahip bir birey yetişirken bir yandan da B ideolojisinden korkutularak büyütülür. Aynı ideolojideki ailesi, arkadaşları ve özellikle de aynı ideolojideki medyanın yayınlarıyla önyargısı artarak devam eder. Ve o kişi karşı taraf doğruyu söylese, doğruyu yapsa bile önyargısının etkisiyle sağlıklı değerlendiremeyecek ve yaptığı/söylediği şeyleri yanlış olarak görecek veya yanlış olarak görmeye meyilli olacaktır. Medyaya yaklaşımımız da böyledir. Bazı gazeteleri sahiplenir her dediklerini doğru zanneder, bazılarını ise dışlar ve her dediklerini yanlış zannederiz.

Duruma bu şekilde baktığımız sürece doğru olanı nasıl anlayabiliriz? Hoşlanmadığımız  birisinin de doğruyu söyleyebileceğini aklımızdan çıkarmamalıyız. Önyargılarımızdan sıyrılarak her durumda doğru değerlendirebilen bireyler olmak için çaba göstermeliyiz.

Bizler birey olarak kendi bakış açımıza eleştirisel bakmayı başardığımız andan itibaren o zaman gerçek doğruyu bulabilme yolunda ciddi yol kat etmiş olabiliriz. Olayları doğru okumamıza etki eden önyargılarımızı, bencilliğimizi, tek taraflı ve at gözlüklü bakışımız ve başka hangi etken gerçeği görmemizi engelliyor ise bu engellerimizin ne olduğunu bilmeden, gerçeklere ulaşmamız imkansız olabilir.

Hayat çok uzun gibi görünse de aslında çok kısa, göz açıp kapayana dek ömür bitiyor. Kendi penceremizden gözüken hayatın hep mutlu, hep pozitif ve en önemlisi önyargısız olması dileklerimle,

 

Oktay ERDEM

 

oktay erdem

Written by oktay erdem

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir