Türkiye yıllardan beri dönem dönem yeni iş fırsatlarına imkan tanıyan bir ülke haline geliyor. Bunlardan bazılarını hatırlayacak olursak; bankacılık furyası, özel hastaneler -gerçi halen devam eden bir sektör ama biraz hız kesti-, şimdiler de ise -özellikle son 3 yıldır- trend iş özel kolejler ve özel üniversiteler.

Sadece İstanbul’da açılan özel üniversitelerin sayısı 50’yi geçmiş durumda, çünkü artık her cadde ve sokakta bilmem ne üniversitesini görmek normal hale gelmeye başladı. Bu kadar çok eğitim kurumunun olması iyi mi yoksa kötü mü bilemem ama bizim ülkemizde bir şeyler çoğalıyorsa eğer o işin içindeki rantında o derece büyük olduğunu anlıyorum.

Şahsi fikrim bu kadar çok kurumun eğitimden ziyade ticareti daha ön planda tuttuklarını düşünüyorum. Elbette özel üniversite ve Kolejlerin kurulma amacı yatırımcısı için öncelikle ticaret olduğunu atlamıyorum. Fakat konu eğitim olunca iş birazcık değişiyor. Çoğuna baktığınızda dershanelerden bozma kurumlar olduğunu anlamak zor değil, buda eğitim kalitesinin ne kadar doğru olabileceği sorusunu akla getiriyor.

Gelişmiş ülke olarak adlandırılan batılı ülkelerin seviyesine çıkabilmemiz için eğitim kurumlarının önemi ortaya çıkıyor fakat bu kapıya tabela asılmasıyla olacak bir durum olmaması gerekiyor. Devlet üniversitelerinde verilen eğitimlerin kalitesinin belli başlı üniversitelere göre çok daha üst seviye olduğunu savunanlardanım.

Üniversiteli olmak eskiden bir ayrıcalık gibi gözükse de şimdi paran varsa her türlü diplomayı alabilirsin anlamına gelmiyormu ? Asıl en büyük tehlike Tıp Fakülteleri de parayla eğitim veren kurumların bulaştığı fakülteler olmaya başlamasıdır. Canımızı emanet etmeyi düşündüğümüz insanların özel eğitim kurumlarından diploma sahibi olmalarına kesinlikle karşıyım. Denetim mekanizmalarımız bu kadar çok fakülteyi ve diğer eğitim kurumlarını yeteri derece de denetleyebildiklerini düşünmüyorum. Belki de ben yanılıyorumdur.

Devlet okulları hala kötü koşullardamı eğitim yaptırıyor veya gerçekten talebi karşılamak için yetersiz mi kalıyor bunu da bilmiyorum ama gördüğüm her ilin bünyesinde mutlaka devlet üniversitelerinin var olduğudur.

Geçenlerde bir arkadaşımla otururken kurumun adını vermek istemiyorum şöyle bir telefon konuşmasına şahit oldum.
İyi günler .. Bey, ben .. Eğitim kurumlarında arıyorum. 2016 yılı için şimdiden erken kayıt yapıyoruz. Eğer bugünden öderseniz .. Türk Lirası, diye devam eden bir konuşmaydı. İstenen rakamları duyunca şaşırmamak elde değil, bu paraları isteyen kurumlar için rakamları telaffuz etmek o kadar kolay ki çünkü kurum şunu biliyor eğer sen gidersen sıradaki gelecek,

Yakında şu reklamlar başlarsa hiç şaşırmam;

“X Kolejine gelirsen Y Üniversitesi bedava, hatta 2. Çocuğunuza C Koleji %50 indirimli”

Eğitime önem veren ve çok kaliteli sistemi olan özel eğitim kurumları elbette bu söylemlerimin dışında kalacaktır. Onları ayrı bir tarafta tutmak isterim.

Sevgili anne babalar;

Eğer içinizdeki ego denen en büyük düşmanınızı yenebilirseniz işte o zaman devlet okullarında da çok kaliteli eğitim olduğunu anlarsanız. Etrafınızda bulunan arkadaşlarınızın çocuklarının hangi X koleje gittiğiyle değil daha düzgün eğitim veren hangi devlet okullarında okuduğunu araştırırsanız çocuklarınız yaşadıkları hayat boyunca belki daha da başarılı olacaklarını unutmamanızı hatırlatırım.

Umarım tereddütlerimde ben haksız çıkar ve yanılırım. Genç bir nüfusa sahip olan ülkemiz de gerçekten iyi gençler yetişsin istiyorum.

Oktay ERDEM

oktay erdem

Written by oktay erdem

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir